Danışan eğer bize anlattıklarını kimseye söylemeyeceğimize inanırsa bize güvenmeye de başlar.
Muhtemelen kendi yaşamınızda da güven duymanın çok da kolay kazanılan bir durum olmadığını tecrübe etmişsinizdir.
Güven ancak bir emek harcanırsa elde edilir.
Güven danışanın danışman ile olan ilişkisinde kendisini güvende hissetmesi ve danışmanın onun iyiliği için ve ona yardım etmek için bu ilişkiyi kurduğunun ayırdında olmasıdır. Danışanlar bir kez bize güven duyduklarında, büyük bir olasılıkla yaşantı ve duygularını açıklayacak ve bizimle paylaşacaklardır.
Diğer insanların bizim yaşadıklarımızı anladıklarını, onlar bizi ancak dikkatli ve ciddiye alarak dinlediklerinde hisseder ve düşünürüz.
Kendimizi danışanın yerine koyup onun neler hissettiğini anlamaya çalıştığımızda yani danışana onun kendi perspektifinden baktığımız zaman empatik olmuş oluruz.
Saygı, diğer bireylere itibarlı oldukları ve onların haysiyetli ve saygın oldukları yönünde tutumlar takınmaktır.
Danışanı yargılamadan, olduğu gibi kabul etme tutum ve davranışı yardım ilişkisinin en can alıcı noktasını oluşturur. Bunu başarmak pek de kolay değildir. Özellikle de danışan sabırsız ve kaba olursa…
Kariyer geçişlerinin doğası itibariyle son derece stresli bir iş olduğunu unutmamak gerekir.
Diğer bir kişiyi onu yargılamadan olduğu gibi kabul etmek ve ona böyle davranmak demektir.
Ailenin ekonomik olanakları çocukların eğitim hedeflerinin belirlenmesinde önemli bir faktördür.
Yüksek gelirli aile çocukları küçük yaşlardan itibaren üniversiteye gideceklerini kabul etmektedirler. Bu çocuklar gerçekçi seçim dönemine geldiklerinde uzun bir eğitime dayalı mesleklere yönelirlerken, düşük gelirli ailelerin çocukları ekonomik yetersizlikler nedeniyle eğitim ve meslek emellerini düşürmektedirler.
Örneğin mekanik yeteneği eşit olan iki çocuktan, üst SED’den olanı mühendis olmayı düşlerken alt SED’e mensup olanı mekanist olmayı düşlediğini ifade etmektedir.
Bireyler psikolojik ihtiyaçlar yönünden değişmektedirler.
Meslekte doyum kişinin ihtiyaçları ile, bu ihtiyaçları karşılayacağını düşündüğü meslekler arasındaki tutarlılık ölçüsünde gerçekleşecektir.
Bu durumda, meslek seçme sorunu olan bireye yapılacak yardım, onu hangi mesleklerin ne tür ihtiyaçların doyumuna olanak verdiği konusunda aydınlatmak olmalıdır.
Psikolojik ihtiyaçlar en kapsamlı biçimde Murray tarafından çalışılmıştır.