Bir kişiyle konuşurken konuştuğumuz kişinin ne söylediğini doğru anlayıp anlamadığımızı netleştirmek için sıkça ona sorarız.
Danışanımızı daha derinlemesine anlamak kullanırız.
Örneğin bir danışan “keşke mülakat sürecinde gereksiz konuşmamayı becerebilsem” diye söylediğinde, siz ona “ne demek istiyorsun? Bu sözlerinle söylemek istediklerini biraz daha açar mısın?” diye soru sorabilirsiniz.
Bunu yapmakla danışana onu dikkatlice dinlediğinizi göstermiş olmakla kalmaz, aynı zamanda daha ayrıntılı bilgiyi de ortaya çıkarmış oluruz.
Bu becerinizi danışanınızla olan görüşmelerinizde, özellikle de ilk görüşmede sıkça kullanabilirsiniz.
Saygı, diğer bireylere itibarlı oldukları ve onların haysiyetli ve saygın oldukları yönünde tutumlar takınmaktır.
Danışanı yargılamadan, olduğu gibi kabul etme tutum ve davranışı yardım ilişkisinin en can alıcı noktasını oluşturur. Bunu başarmak pek de kolay değildir. Özellikle de danışan sabırsız ve kaba olursa…
Kariyer geçişlerinin doğası itibariyle son derece stresli bir iş olduğunu unutmamak gerekir.
Ailenin ekonomik olanakları çocukların eğitim hedeflerinin belirlenmesinde önemli bir faktördür.
Yüksek gelirli aile çocukları küçük yaşlardan itibaren üniversiteye gideceklerini kabul etmektedirler. Bu çocuklar gerçekçi seçim dönemine geldiklerinde uzun bir eğitime dayalı mesleklere yönelirlerken, düşük gelirli ailelerin çocukları ekonomik yetersizlikler nedeniyle eğitim ve meslek emellerini düşürmektedirler.
Örneğin mekanik yeteneği eşit olan iki çocuktan, üst SED’den olanı mühendis olmayı düşlerken alt SED’e mensup olanı mekanist olmayı düşlediğini ifade etmektedir.
İşsiz kalmama veya gelecekte kendini güvende hissedecek bir gelire veya emeklilik gibi olanaklara sahip olma
Elde ve yüzde kelebek biçiminde kızarıklık yapan, eklemleri tutan, beyni, akciğeri, eklemleri tutam ve depresyon yapan bir hastalık.
Mevcut ruhsal sorunların ,bedenin değişik bölgelerinde kendini ağrı ile ifade etmesidir.