Eylem planı, amacın gerçekleştirilmesinde iyi çizilmiş bir yol haritası gibidir.
Uzun ve kısa dönemli amaçların yanında alternatif yollar ya da destek planlarını da kapsamalıdır.
Eylem planları yaşamda meydana gelecek değişimlere de uyum sağlayacak nitelikte esnek olmalıdır.
İyi hazırlanmış eylem planları danışanların gereksinimleri doğrultusunda isteğe bağlı amaçlar, alternatifler, ödüller ve stratejilere de yer vermelidir.
Açık uçlu sorular danışanı kapalı uçlu sorulara oranla daha uzun konuşmaya davet eder.
Genellikle ne, nasıl veya neden sözcükleri ile başlar. “Bugüne kadar bilgisayarı nasıl kullanıyordun?” “Bana biraz gelecek planlarında söz edermisin?
Açık Uçlu Soru Sormanın Avantajları
Danışanı kendi duygu ve düşüncelerini ifade etmeye davet eder.
Danışana sizinle olan konuşmalarında daha fazla kontrol imkanı tanır.
Kendi sözcükleri ve yöntemleri ile başlarından geçenleri size anlatması için ona ilgi, alaka ve saygı duyduğunuzu iletme olanağı sağlar.
Belki de ulaşmanız gerektiğinin farkına varmadığınız bilgilere sahip olma şansı tanır. Örneğin danışan kendisine sorduğunuz açık uçlu bir soruyu yanıtlarken bir takım beceri ve yaşantılarından söz eder ki, bu bilgilere “evet” “hayır” türü kapalı uçlu sorularla ulaşma olanağınız olmayacaktır.
Açık Uçlu Soru Sormanın Dezavantajları
Danışanın ana konudan uzaklaşmasına olanak sağlayabilir.
Danışan konuşması gereken ancak kendisini nahoş eden konuyu es geçip daha az önemli ancak konuşmaktan çekinmeyeceği daha az önemli konulara dalmasına yol açabilir.
Danışanın sık sık “bilmiyorum” biçiminde yanıtlar vermesine yol açabilir.
Yanıtı “evet” veya “hayır” ile ya da bir sözcüklük kısa yanıtlarla verilebilecek türde sorulardır.
Kapalı uçlu sorular çoğunlukla spesifik olguları ya da düşünceleri ortaya çıkarmak için sorulur.
Örneğin: “Bilgisayar ile çalışmayı seviyor musunuz?” “Çocuğunuz var mı?” veya “Çay mı alırsınız yoksa kahve mi?”
Kapalı Uçlu Soru Sormanın Avantajları Şunlardır
Danışan için yanıtlanması kolay sorulardır.
Bilgiye çabuk ulaşmak gerektiğinde. Özellikle danışanın ilk başvurusunda kariyer konusunda gereksinimlerini saptamada ya da hangi servisten yararlanması gerektiğini belirlemede.
Bilgileri çabuk olarak netliğe kavuşturmada yararlıdırlar. Örneğin yarın sabah 9.00’da buluşabilir misin?
Kapalı Uçlu Soru Sormanın DezavantajlarıDanışanı kısa yanıt vermeye zorlar ve sınırlandırır.
Soruyu soranın konuşmayı kontrol etmesine yol açar, danışanın konuşma süresini sınırlar. Danışanın gerçek ihtiyaçlarını ortaya çıkarabilmek için mutlaka doğru soruyu sormak zorunda kalırsınız. Kapalı uçlu sorularla az bilgiye ulaşılır.
Danışana sorgulanıyor hissini verebilir ve buda güvensizliğe ve dirence yol açabilir.
Danışan eleştiriye uğramış ya da nasihatte bulunulmuş hissine kapılabilir. Örneğin işe zamanında gitme sıkıntısı çektiğini söyleyen bir danışana “alarm saatin yok mu?” diye sormak onda eleştirilme hissi uyandırabilir.
Bir kişiyle konuşurken konuştuğumuz kişinin ne söylediğini doğru anlayıp anlamadığımızı netleştirmek için sıkça ona sorarız.
Danışanımızı daha derinlemesine anlamak kullanırız.
Örneğin bir danışan “keşke mülakat sürecinde gereksiz konuşmamayı becerebilsem” diye söylediğinde, siz ona “ne demek istiyorsun? Bu sözlerinle söylemek istediklerini biraz daha açar mısın?” diye soru sorabilirsiniz.
Bunu yapmakla danışana onu dikkatlice dinlediğinizi göstermiş olmakla kalmaz, aynı zamanda daha ayrıntılı bilgiyi de ortaya çıkarmış oluruz.
Bu becerinizi danışanınızla olan görüşmelerinizde, özellikle de ilk görüşmede sıkça kullanabilirsiniz.
Danışanı ilgiyle dinlediğinizi ona göstermek ve onun konuşmasını sürdürmeye cesaretlendirmek için kullanılan tekniklerden birisi hım hımdır.
Pek çoğumuz konuşma süresince doğal olarak başımızı öne doğru sallayarak “seni dinliyorum konuşmana devam et” mesajını karşımızdakine veririz.
Danışanınızla olan ilişkinizde hem danışanın dile getirdiği içeriği hem de mesajdaki duyguyu yakalayıp bunu yansıttığınızda yardım becerilerinizi daha etkili bir biçimde kullanabilirsiniz.
Yansıtmakla danışanın söylediklerinin önemli noktalarını ya özetlemiş ya da kendi sözcüklerinizle yeniden dile getirmiş olmaktasınız.
Duyguları yansıtmak ise tahminen verilen mesaja eşlik eden yani bireyin yaşadığı yaklaşık duyguyu yakalayıp bunu ifade etmek anlaşılmaktadır.
Sıcak, içten ve samimi olmak insan ilişkilerinde özellikle de yardım ilişkilerinde önemli bir yer tutar.
Bize karşı tavır ve duygularının sahte ve yapmacık olduğunu düşündüğümüz birine biz de hiç de hoş olmayan duygular besleriz.
Sıcaklık, göz kontağı, ses tonu, bütün dikkatini diğer kişinin ne dediğine vererek dinleme ve hatta uygun olduğunda espri yapma gibi bütün unsurlarında içten iletişim kurma ve samimi olma anlamına gelir.